Search This Blog

2008-04-24

Aşk sinyalleri

İlişkiyi 5 evreye ayıran Antropolog Dr. David Givens, bunları “Dikkat çekmek”, “Gözdeki pırıltı nasıl okunur?”, “Kelime alışverişi”, “Dokunmanın dili” ve “Sevişmek” olarak sıralıyor...


AA
Güncelleme: 17:34 TSİ 23 Nisan 2008 Çarşamba

İSTANBUL - Antropolog Dr. David Givens’in yazdığı “Aşk Sinyalleri (Love Signals)” adlı kitap, Prestij Yayınları tarafından Türkiye’de yayımlandı. Kitap, Şule Gülmen tarafından Türkçe’ye çevirdi...

“Aşkın sözsüz dili” alt başlığıyla yayımlanan kitapta, tanışan iki insanın birbiriyle ilgilenmelerinin göstergeleri şöyle sıralanıyor:
Göz kırpma hızının artması: Göz kırpışının hızlanması, uyarıcı nöro-kimyasal dopaminin beyin tarafından salınmasıyla ortaya çıkan duygusal coşkunun yansımasıdır.
Bukalemun etkisi: Vücut hareketlerinin taklit edilmesi partnerinizin gerçekten de sizin dalga boyunuzda olduğunu gösterir.
Yüz kızarması: Kulakların üstlerinden, yüzün tamamına dek yüzdeki kızıl renk tonu, partnerinizin sempatik sinir sisteminin işe karıştığının göstergesidir.
Saçları düzeltmek: Kendine çeki düzen verme ile ilgili jestler, ‘İlgileniyorum’ manasına gelir.
Niyet işareti: Tesadüf eseri masanın üstünde size doğru uzatılan bir kol, dokunma isteğinin işaretidir.
Öne eğilme: İnsanlar her zaman en önemli buldukları şeye ya da kişiye doğru eğilirler; buna yönelme refleksi diyoruz.
Kocaman gözler: Partnerinizin merkezi sinir sistemi uyarıldığında göz kapaklarının istemsiz visseral kasları gözlerini normalden daha yuvarlak bir hale getirir.
Sarkmış çene: Bütün ilgiyi ele geçirdiğinizde, partnerinizin dudakları görünür bir şekilde aralanır. Sarkmış bir çene biraz daha yaklaşmanız için bir işarettir.
Bakışların kesişmesi: Partnerinizin sizin görüş alanınız içerisinde sürekli aşağı yukarı göz gezdirmesi göz teması kurmayı arzuladığını gösterir.


OLUMSUZ İŞARETLER

“Aşk Sinyalleri”nde tanınma devresindeki olumsuz ipuçları da şöyle anlatılıyor:
Tepki yok: Dikkat çekme davetleriniz tamamen görmezden gelinirse kurlaşmanın en cesaret kırıcı işaretini almış olursunuz.
Donma: Durgun bir vücut tepkisiz gibi görünse de umursamazlık yerine utangaçlık sinyali veriyordur. Tüm yetişkin nüfusunun yüzde ellisini oluşturan utangaç kişilerin nazik vücut dili, kendilerini olduğundan daha az yaklaşılabilir gibi gösterir.
Soğuk muamele: Başka bir yöne doğru umursamazca dönmek, ‘beni rahatsız etme’ manasına gelir.
Dudakların sıkıştırılması: Sıkıştırılmış dudaklar partnerinizin sizinle kurlaşacak bir ruh durumunda olmadığı izlenimi uyandırır.

Kitapta, “en iyi giriş cümlesi” konusunda ise “Tekrarlayan deneyler göstermiştir ki hoş ya da küstah bir giriş cümlesi, basit ve doğrudan bir ifadeden daha az uygun olarak algılanmıştır. Kadınlar genellikle komik olma adına yapılan beceriksiz girişimlere erkekler kadar dayanamıyor. Yapılan bir ankete göre ‘Selam’ demek erkeklerde yüzde 71, kadınlarda ise yüzde 100 oranında işe yaramaktadır. Kurlaşma için en iyi giriş cümleleri ‘ortak odak’ ilkesine dayanmaktadır” görüşlerine yer veriliyor.



Aldatma konusuna da değinilen kitapta, aldatmanın 4 ana sözsüz işareti ise “Kafa sallama hızının düşmesi”, “Aşırı göz kırpma”, “Kendine dokunma, jestlerin artması, özellikle parmaklara, buruna ve ağza dokunma” ve “Konuşurken daha az el hareketi yapmak” şeklinde sıralandı.

kaynak: http://www.ntvmsnbc.com/news/443787.asp

2008-04-15

Dünyanın en büyük yapısı

Dünyada inşa edilen en uzun bina olan Burj, görkemiyle herkesi büyüylüyor.

Dünyanın en haşmetli yapısı: Burj

İnsanoğlunun inşa ettiği en büyük yapı Birleşik Arap Emirlik'lerinde ve bina hala uzamaya devam ediyor, çünkü inşası henüz tamamlanmadı.

Gelecek sene tamamlandığında, Burj Dubai dünyanın en büyük yapısı olacak. Şu an bile 670 metre'ye ulaşmış olan yapı için 22 milyon işçi saati harcanmış. Ancak bu yapının farkı sadece uzunluğundan gelmiyor. İçinde bulunan gelişmiş teknolojilerle donatılmış asansörleri, aynı anda 40 kişiyi taşıyabiliyor. Yapının şu an 160 katı var ve inşası gelecek sene tamamlanacak.

Burj, aslında lüks hayatın da doruk noktası. Burj'un bir kısmı ofis olarak kullanılacak olsa da, yaklaşık 37 katı Armani Hotel'e ait olacak ve zengin müşterilerini burada ağırlayacak.

kaynak: chip

2008-04-05

Canım sıkılıyor

Canım sıkılıyor dedi kız, herşey üstüme üstüme geliyor, atamıyorum bu sıkıntıyı üstümden.
Erkek gülümsedi anlaşılan yine için daralıyor:)
Anlatamadı ki yaşadıklarını söyleyemedi o dakikadan sonra nasıl olsa anlayamayacaktı çiçeklerin o yokken solup gittiğini. Yokluğunun artık canını acıttığını.
Sadece gülümsedi ve el salladı...
Dudaklarını araladı ve sadece güle güle diyebildi.
İşte herşey böyle başladı bizde de, tıpkı hikayelerdeki gibi güle güle dedik birbirimize. Ne giderken sen bir şey söyleyebildin ne de ben sana kal diyebildim. Ne bir şiir yazdım arkandan, ne de müzik dinledim. Sadece geleceğin günü bekledim.
Sonrası malum valiz savaşları başladı hep telaşeleri vardı kendi içlerinde hep hayata yetişememenin korkusu.
İş hayatı özel hayatın içine etti. Kız yine bir gün ''İÇİM SIKILIYOR'' dedi.
Erkek hep aynı yine dalga geçti.
Gözleri doldu ağlayamadı, bir kaç bardak biradan sonra bir eğlencede çalan şarkı içini dağladı sanki.
Şarkıda söyle diyordu;
Hani o bırakıp giderken seni...
Bu öksüz tavrını takmayacaktın...
Alnına koyarken veda busemi yüzüme bu türlü bakmayacaktın...
Nasıl dedi kız nasıl öksüz tavrı takınmam ki? sen gittin Ben bittim!!!
Her gidiş bir ötekine benziyordu artık ilk zamanlardaki kadar actmıyordu canını .
Sadece içi sıkılıyordu.
Ne demekti ki içi sıkılmak?
Erkek bir türlü anlamıyordu.
Kızın ise içi sıkılıyordu.
Ama biliyordu ki ;
Bu gün şimşekler çakıyordu,Yarın güneş açacaktı ve bu can sıkıntısı da bir gün geçecekti:)))